SinemaJuly 21, 2006 3:04 am +0300

Karayip korsanları, engin denizlere üçüncü kez yelken açmaya hazırlanıyor. "Karayip Korsanları-Pirates of the Caribbean" adlı serinin ikinci filmiyle gelecek ay tanışacak olan sinemaseverler, üçüncü film için de fazla beklemeyecek.

 

Filmin yapımını üstlenen Walt Disney Pictures ile dağıtımını gerçekleştiren UIP’den alınan bilgiye göre, "Karayip Korsanları" sinema dünyasına büyük bir hareketlilik getirecek.

Yapımcılar, "Karayip Korsanları-Siyah İncinin Laneti" adlı filmin 2003’te büyük ilgi görmesi üzerine arka arkaya iki film daha çekti. Serinin "Karayip Korsanları-Ölü Adamın Sandığı" adlı ikinci film, 7 Temmuz’da ABD sinemalarında, 14 Temmuz’da da Türkiye’de izleyiciyle buluşacak.

Bu filmin ardından çekilen ve muhtemel ismi "Pirates of the Caribbean: At World’s End" olan serinin üçüncü halkası da hemen hemen hazır. Birkaç sahnesi dışında çekimleri tamamlanan film için yönetmen Gore Verbinski ve ekibi, gelecek yılın Şubat ayı sonlarına kadar çalışmalarını sürdürecek. Senaryosunu Terry Rossio ile Ted Elliott’ın kaleme aldığı filmde, Johnny Depp, Orlando Bloom, Keira Knightley, Stellan Skarsgard, Jack Davenport, Kevin R. McNally, Lee Arenberg, Mackenzie Crook, Andy Beckwith, Reggie Lee ve Chow Yun-Fat’den oluşan ekip görev alıyor. Filmin, Mayıs 2007’de seyirciyle buluşması planlanıyor.

Müzik, Yaşam, DeJavuJuly 9, 2006 3:16 am +0300

Barışarock İnisiyatifi tarafından düzenlenen "Barışarock 2006 Karşı Festival", 26-27 Ağustos tarihleri arasında Sarıyer’de yapılacak.

 

Festivalin tanıtımına ilişkin Tertip Komitesi adına Galatasaray Lisesi önünde bir açıklama yapan Burçak Belli, bu yıl 4. kez yapılacak etkinliğin, 26-27 Ağustos tarihlerinde geçen yıllarda olduğu gibi Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Piknik Alanı’nda gerçekleştirileceğini söyledi.

"Barışarock"ın savaş karşıtı bir rock festivali olduğunu hatırlatan Belli, organizasyonun ücretsiz olduğunu bildirdi.

Belli, festivalde konserlerin yanı sıra tiyatro, film, kısa film, belgesel gösterimleri ve çeşitli konularda söyleşilerin de yapılacağını sözlerine ekledi.

Etkinlikte sahne alacak gruplardan Moğollar’ın üyesi Taner Öngör, bu festivalin herhangi bir sponsorunun olmadığını, gönüllülerin bir araya gelerek yapıldığını belirterek, geçen yıl festivale 30 bin gencin katıldığını ve çadır kuran bu gençlerin 2 gün boyunca müzik dinlediğini söyledi.

Festivalin bu yıl Bulutsuzluk Özlemi, Kurtalan Ekspres, Mor ve Ötesi, Moğollar ile Aylin Aslım ve Demir Demirkan’ın da aralarında bulunduğu 20 sanatçı ve müzik grubunun katılımıyla yapılacağını bildiren Öngör, "Hem eğleniyoruz, hem savaşa karşı sesimizi yükseltiyoruz" dedi.

Barışarock Festivali’ni ilk iki yıl Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu düzenledi. 2005’te gerçekleşen ve 2006’da gerçekleşecek olan festivali BARIŞAROCK İNİSİYATİFİ düzenliyor.

Müzik 3:15 am +0300

Dünyanın en ünlü tenoru olan İtalyan Luciano Pavarotti, pankreas kanserinden dolayı ameliyat geçirdiği için bütün konserlerini iptal etti.

Tenorun menajeri, Londra’da yaptığı açıklamada, 70 yaşındaki Pavarotti’nin İngiltere’deki turnesi dolayısıyla geçen hafta New York’tan ayrılmak üzere olduğu sırada, rutin bir sağlık kontrolüne girdiğini, sonuçlardan endişelenen doktorların ayrıntılı tahliller için sanatçıyı hastaneye yatırdığını söyledi.

Menajer Terri Robson, ayrıntılı tahlillerde pankreasta bir kitle bulunduğunu, kitlenin cerrahi müdahaleyle alındığını kaydetti.

Pavarotti’nin New York’ta doktorların gözetiminde bulunduğu, sanatçının fiziksel ve duygusal direnişinin doktorları cesaretlendirdiği, kendisinin şu anda iyi olduğu belirtildi.

Opera&Bale 3:13 am +0300

Rusya’nın en önemli bale tiyatrosu topluluklarından olan Moskova Devlet Akademik Tiyatrosu Büyük Klasik Balesi, 45. Uluslararası Bursa Festivali kapsamında sahne aldığı
Bursa’da yaklaşık 3 bin sanatseverlere keyifli saatler yaşattı.

 

Ludwig (Leon) Linkus’un bestelediği, Cervantes’in 1605’te yazdığı ölümsüz eseri ‘Don Kişot’la Bursalılar’ın karşısına çıkan topluluk; Don Kişot, emektar atı Rosinante ve uşağı Sanço Panço’nun hikayesini kendilerine özgü bale diliyle anlattı. 40 kişiden oluşan dünyaca ünlü dansçı kadrosuyla Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda sahneye çıkan Moskova Devlet Akademik Tiyatrosu Büyük Klasik Balesi, izleyenleri kendine hayran bıraktı.

Balerinlerin zarafetini hayran bakışlarla izleyen Bursalılar, gösterinin sonunda dansçıları dakikalarca ayakta alkışladı. Renkli ve özgün kostümlerinden, ışık efektlerine kadar titizlikle hazırlanan ve dansçıların ahenkli rakslarıyla sahnelenen görsel şov, Bursa’da hak ettiği ilgiyi gördü. Emeklerinin karşılığını dakikalarca ayakta alkışlanarak alan sanatçılar da Bursa’dan güzel anılarla ayrıldı.

1977’de kurulan ve geleneksel öğelerle modern öğeleri bünyesinde kaynaştıran topluluğun repertuarında; Çaykovski’nin ‘Kuğu Gölü’nden Verdi’nin ‘La Traviata’sına, Prokofiev’in ‘Külkedisi’nden Wagner’in ‘Tristan ve Izolde’sine kadar birçok klasik eser bulunuyor.

Moskova Devlet Akademik Tiyatrosu Büyük Klasik Balesi, bugüne kadar başta ABD, İtalya, Macaristan, Fransa, Çin ve Japonya olmak üzere 30 ülkede sahneye çıktı. Uluslararası bale yarışmalarında 19 altın madalya alan ve Paris Dans Akademisi tarafından birçok kez ödüllendirilen Moskova Devlet Akademik Tiyatrosu Büyük Klasik Balesi, 2006 yılında Londra, Stockholm ve Budapeşte’de sahne aldı.

Sergi 3:11 am +0300

Konya’nın Seydişehir İlçesi’nde "şalvarlı ressam" olarak tanınan Fatma Kırda, 11. resim sergisini açtı. Hobi olarak başladığı resim yapma sanatını ilerleten ve ailesine ekonomik katkı sağlayan 54 yaşındaki Fatma Kırda, 11. sergisini açtı. Genç yaşta eşini kaybetmesinin ardından yaptığı resimlerden kazandığı parayla kızının eğitimini tamamlatarak öğretmen olmasını sağlayan Fatma Kırda, yöresel kıyafetler giyerek dolaşması nedeniyle kendisine "şalvarlı ressam" dendiğini söyledi.

 

İlkokul mezunu Fatma Kırda, televizyon programlarında yayınlanan yağlı boya resim derslerinin izleyerek sanatını geliştirdiğini ve çok etkilendiği Hz. Mevlana’nın Müzesi’ni de tablolarına yansıttığını belirtti. Şalvarlı ressam, bugüne kadar yaptığı 125 yağlı boya tablodan çoğunun satıldığını ve yurt dışından da çok sayıda sipariş aldığını sözlerine ekledi.

Tiyatro 3:07 am +0300

Sanat Kurumunun geleneksel tiyatro ödülleri açıklandı. Sanat Kurumu Başkanı İlker Çetin, düzenlediği basın toplantısında 1952 yılında kurulan Sanat Kurumunun 42. kez bu ödülleri dağıttığını söyledi.

 

Amaçlarının sayıları giderek azalan "gerçek sanatçılara" teşekkür etmek olduğunu belirten Çetin, ödüllerin sonbaharda düzenlenen törenle sahiplerini bulacağını kaydetti. Sanat Kurumunun 42. geleneksel tiyatro ödüllerini bu yıl kazananlar şöyle:
-En İyi Yapım: Ankara Devlet Tiyatrosunun "Salome" ve "Antigone" oyunları.
-En İyi Yönetmen: Ankara Devlet Tiyatrosunun sahnelediği "Salome" adlı oyunla Müge Gürman.
-En İyi Kadın Oyuncu: Kent Oyuncuları’nın sahnelediği "Gece Mevsimi" oyunuyla Yıldız Kenter.
-En İyi Erkek Oyuncu: Ekin Tiyatrosunun "Vatan Kurtaran Şaban" oyunundaki performansıyla Hakan Güven ile Murat Demirbaş
-Övgüye Değer Kadın Oyuncu: Ankara Devlet Tiyatrosunun "Yıldız Olmak Kolay mı?" adlı oyunuyla Servet Pandur.
-En İyi Sahne Tasarımı: Ankara Devlet Tiyatrosunun "Antigone" ve "Hayatı Yaşamak" oyunlarındaki çalışmalarıyla Murat Gülmez.
-En İyi Giysi Tasarımı: Ankara Devlet Tiyatrosunun "Salome" oyunundaki çalışmasıyla ünlü modacı Arzu Kaprol ile "Hayatı Yaşamak" oyunundaki giysi tasarımlarıyla Funda Çebi.
-En İyi Işık Tasarımı: "Antigone" oyunundaki çalışmasıyla Zeynel Işık.
-En İyi Müzik: "Salome" oyunuyla Erkan Oğur.
-En İyi Çeviri: "Antigone" adlı oyunun çevirisiyle Güngör Dilmen
-En İyi Hareket Tasarımı: "Antigone" ile Ayşe Emel Mesci.
-Jüri Özel Ödülü: Ankara Devlet Tiyatrosunun sahnelediği "Keloğlan Keleşoğlan" oyunundaki yönetimiyle Ulviye Bursa.
-Sanat Kurumu Onur Ödülü: "Yapısalcılık ve Uygulama", "Melih Cevdet Anday Tiyatrosu", "Haldun Taner Tiyatrosu", "Beckett Tiyatrosu", "Çağdaş Türk Tiyatrosunda On Yazar", "Sahneden İzdüşümler" ve "Dram Sanatında Ezgi ve Uyum" adlı yapıtlarıyla 30 yılı aşkın süredir Türk tiyatrosuna büyük katkılarda bulunan tiyatro eleştirmeni Prof. Dr. Ayşegül Yüksel.

Müzik 2:59 am +0300

Caz dünyasının “Grammy divası” olarak anılan Diana Krall, 1993’deki ilk albümünden başlayarak bugüne kadar yayınladığı dokuz albümle yeni caz sahnesinin en büyük isimlerinden biri haline gelmiş durumda. Piyanosu ve eşsiz sesiyle 1999 yılında çıkardığı, kariyerinin dönüm noktası olan “When I Look in Your Eyes” ile “en iyi caz vokal performansı” dalında Grammy ödülünü aldı. İki yıl sonra gelen “The Look of Love” Amerika’da bir numaraya kadar çıktı ve Kanada’da beş platin albüm ile ödüllendirildi. 2004’te ilk kez kendi bestelerinden ve aynı zamanda eşi olan Elvis Costello ile birlikte yazdığı parçalardan oluşan “The Girl in the Other Room” albümünde şarkı yazarı olarak da yeteneğini kanıtladı. Diana Krall, kendi bestelerinin yanı sıra caz standartları, gospel’lar, bossa nova’lar ve diğer sürpriz yorumları ile hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bir caz deneyimi sunuyor.

Tarih : 11 Temmuz Salı 21:00
Fiyat : 150, 90, 75, 60, 40 – Öğrenci: 20 YTL
Yer : Harbiye Açıkhava Tiyatrosu
Adres : Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nın karşısında
Hilton Oteli’nin arkasında
Harbiye İstanbul
Tel : Gişe: 0212 296 36 52 – 53

SergiJune 6, 2006 13:46 pm +0300

Heykel ve Takı Sanatçısı Tuğba Sönmez, ikinci kişisel sergisini “Denge” temasıyla, 2 Haziran’da İçel Sanat Kulübü M. İlhan – A. Uğural Sanat Galerisi’nde açıyor. Sergi, maddi ve manevi dünya arasındaki dengeyi anlatan işlevsel heykel ve takılardan oluşuyor.

 

Heykel ve takı dünyasının genç sanatçılarından Tuğba Sönmez, ikinci kişisel sergisini “Denge” temasıyla 2-9 Haziran tarihlerinde İçel Sanat Kulübü M. İlhan – A. Uğural Sanat Galerisi’nde düzenliyor. 2 Haziran Cuma günü saat 17.30’da açılacak sergi, maddi ve manevi dünya arasındaki dengeyi anlatan işlevsel heykel ve takılardan oluşuyor.

Tuğba Sönmez yeni sergisiyle ilgili olarak şunları söylüyor: “Bugün artık çağdaş sanatçılar bilinçli olarak heykele işlevsellik katıyorlar. Bu işlevsel heykeller, iç ve dış mekanlarda yerini alıyor. Sergideki çalışmalar, bir heykel olmanın yanında kullanılabilirlikleriyle insan yaşamına doğrudan girebilecek nitelikte. Çalışmalarımın çıkış noktası ise denge kavramı. Bence yaşam, maddi ve manevi dünyaların bir bütünü. İnsan, bu iki dünya arasında denge kurarak varlığını koruyor. Benim için denge, hiçbir tarafa bağlı olmadan, düşsel ve nesnel dünyalar arasında gidiş geliş yapabilmektir. Dengede durmak, asla sabit olmak değil, her iki dünyaya da istendiğinde bir adım kadar yakın olmaktır.”

Sönmez, çalışmalarının sağlam bir konstrüksiyona sahip olabilmesi için, malzeme olarak metal yüzeyler kullanmış ve bu yüzeyleri demir profillerle desteklemiş. Çalışmaların dekoratif olabilmesi için de renk ögesini kullanmış. Takılarda ise bakır, çelik ve nikelaj kullanmış.

Sönmez’in sergisinde, çift kişilik oturma grupları, yatak, yürüme bandı, yaka iğnesi ve kolye ucu gibi çeşitli nesneler, son derece özgün tasarımlarla sunuluyor.

Tuğba Sönmez Kimdir?

1975 Mersin doğumlu Tuğba Sönmez, 1998 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Sönmez halen Mimar Sinan Üniversitesi Takı Tasarımı Teknikleri Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. 1996’dan bu yana, Genç Etkinlik, Uluslararası Öğrenci Trienali, Kadın Sanatçılar Sergisi, 20 Kadın 20 Eser, Uluslararası Akdeniz Öğrenci Şenliği, Çukurova Resim Özgün Baskı Grafik Heykel Yarışması Sergisi, Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Karma Sergisi, Silifke Belediyesi Karma Sergisi gibi çeşitli karma sergilere katılan Sönmez, ilk kişisel sergisini 2004 yılında İçel Sanat Kulübü’nde “Araf” temasıyla açtı. Sönmez, 1998 yılında Çukurova Resim Özgün Baskı Grafik Heykel Yarışması Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.