MüzikOctober 23, 2005 10:19 am +0300

Eurovision 50 Yılın Birincisi yarışmasında Türkiye’yi temsil eden Sertab Erener, ABBA’nın kazanmasından sonra yaptığı açıklamada, “Burada olmamız, kazanmaktan daha önemliydi” dedi.

Yarışmada 14 katılımcı arasından 9’uncu olan Sertab Erener, AA’ya yaptığı açıklamada, “Benim de favorim ABBA idi ve onlar da kazanmayı hak ediyordu. İlk üç sıra bence doğru oldu. Yapılacak bir şey yoktu, bu bir yarışma ve önce duyurulanlarla, sonra olanlar farklı olur.
Futbol maçı gibi bir şey. Önemli olan Türkiye’nin adının duyulmasıydı” diye konuştu.
Yarışma yayını sırasında Türkiye’nin eski filmlerinin gösterilmemesini eleştiren Erener, “buna biraz tepkim var” dedi.
Yarışma organizasyonunu, “Avrupa’ya özgü bir geceydi” şeklinde tanımlayan Sertab, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz de bunun içine sızdık ve önemli olan da bu. Güzel bir yarışmaydı, heyecanlıydı. Organizasyon güzeldi ve ben de çok eğlendim.
Mutluyum ve yineliyorum, burada olmamız, kazanmaktan daha önemliydi.
Biz Türkiye olarak hep gerekçe ararız ama aramamamız lazım.
Türkiye’nin burada olması en önemlisiydi.”

EdebiyatOctober 22, 2005 20:09 pm +0300

Alman Yayıncılar Birliği tarafından verilecek ‘’Barış Ödülü’‘nü almak için Almanya’ya gelen yazar Orhan Pamuk, Ermeni meselesiyle ilgili ‘’sözlerinin arkasında olduğunu’’ söyledi.

Ödül töreni öncesi Frankfurt Kitap Fuarında bir basın toplantısı
düzenleyen Orhan Pamuk, ödülü almaktan dolayı çok mutlu olduğunu
belirterek, ‘’Bu benim için çok büyük bir ödüldür. Bu ödül, benim 30
yıllık romancı kariyerime verilen bir ödüldür’’ dedi.

Yaşar Kemal’den sonra bu ödülü alacak ikinci Türk yazar olan
Pamuk, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ‘’Ben sözlerimin
arkasındayım. Bu sözlerimin sorumluluğunu taşıyorum. Bunun arkasında,
Osmanlı Ermenilerinin başına gelen şeyi Türkiye’de konuşabilme vardır.
Ben bir romancıyım ve sorun insan acısı ve bunu konuşabilme
sorunudur’’ diye konuştu.

Türkiye’de hakkında açılan davayla ilgili olarak, suç olabileceği
gerekçesiyle konuşmaması gerektiği belirten Pamuk, Türkiye’de fikir
özgürlüğü konusunda son yıllarda yoğun bir talep bulunduğunu gördüğünü
söyleyerek, ‘’Herkes yakın tarihte nelerin olduğunu bilmek istiyor.
Demokrasi sesleri giderek yükseliyor’’ dedi.

-’‘TÜRKİYE KÜLTÜRÜNÜ DEĞİŞTİRMEMELİ’‘-

Türkiye’nin AB’nin bir parçası olmasını istediğini belirten Pamuk
şöyle konuştu:

‘’Türkler, AB’nin siyasi, ekonomik ve demokratik kriterlerini
yerine getirdikten sonra kendi eski kültürleri ve gelenekleriyle
Avrupa’ya girecekler ve Avrupa’yı zenginleştirecekler. Görüşüm budur.
Kopenhag kriterleri, demokratik kriterlerdir. Türkiye, AB’ye girmek
için kendi kültürünü değiştirmemeli. Türkiye, yalnızca siyasi ortak
çerçeveye giriyor. Türkiye, kendi kültürüyle AB’ye zenginlik
katacaktır. Eğer AB kendi sınırları etrafına duvarlar örer, başka
kültürlerle temasını keserse, kendi kültürleri zamanla eskir ve yok
olur. Bunun için açılmak ve başka kültürlerle yaşamayı başarmak
lazım.’‘

Müzik 20:07 pm +0300

Eurovision Şarkı Yarışması’nın 50. yıl kutlamaları kapsamında düzenlenen, 50 yılın başarılı şarkıları arasında yapılan seçim sonucuyla ilk 14’e giren şarkıların yarışacağı yarışmada Türkiye’yi, 2003 yılında Letonya’da birincilik kazanan Sertab Erener, ‘’Everyway That I Can’’ adlı parçasıyla temsil edecek.

Sertab Erener, yarınki önemli yarışma öncesi duygularını, hedefini, ilerideki planlarını anlattı. Erener, ‘’Eurovision Şarkı Yarışmasının 50. yılını kutlandığı gecede, böyle bir konsept altında insanları toplamanın ilginç olduğunu’’ belirterek, ‘’2003’ün birincisi olarak ilk 14’e girmenin büyük bir başarı olduğunun’’ altını çizdi.

Sertab Erener, ‘’artık birincinin birincisini, en iyi şarkıyı seçmek için burada olduklarını’’ ifade etti. ‘’Fena pozisyonda olmadığını’’ belirten Sertab, ilk 5’e girebileceğini ifade etti.

Danimarka’da yapılacak yarışma, 33 ülkede canlı yayımlanacak.

Yaşam 20:03 pm +0300

İzmir’de meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremin ardından gün boyu tedirginlik yaşayan İzmirliler, yeniden deprem olabileceği endişesiyle geceyi sokak ve parklarda geçirdi.

İzmir’de dün saat 00.40’da meydana gelen ve merkez üssü Ege Denizi Seferihisar açıkları olan 5.9 büyüklüğündeki depremin ardından gün boyu tedirginlik yaşayan İzmirliler, yeniden deprem olabileceği endişesiyle geceyi sokak ve parklarda geçirdi.

Soğuk havaya rağmen korku nedeniyle evlerine giremeyen bazı vatandaşlar otomobillerinde sabahlarken, bazıları parklara kurdukları çadırlarda, bazıları da çimenlerin üzerine serdikleri battaniyelerin üzerinde kat kat yorgan ve örtülere sarılarak uyumaya çalıştı. Deprem korkusu nedeniyle, bazı vatandaşların, kaza tehlikesine aldırmadan refüje çadır kurduğu da görüldü.

Sergi 20:02 pm +0300

Türk resim tarihinin kilometre taşlarından Abidin Dino’nun “Gerilla Desenleri” başlıklı sergisi 28 Ekim’den başlayarak Ankara Galeri Nev’de sanatseverlere sunuluyor. Dino’nun 1941 yılında çizdiği “Gerilla Desenleri” 64 yıllık bir serüvenden sonra ilk kez sergileniyor.

Metnini Rasih Nuri İleri’nin kaleme aldığı bir kitabın da eşlik ettiği sergi 23 Kasım’a kadar sürüyor.

“Gerilla Desenleri” dizisinde Abidin Dino, Hitler’in tüm dünyayı savaşa sürüklediği yıllarda Rusya’yı işgal eden Alman ordusunun püskürtülmesinde önemli rol oynayan direniş hareketini yansıtıyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye’de bu desenlerin sergilenme olanağının olmadığını fark eden Abidin Dino, Amerikalı arkeolog Whitimore aracılığıyla resimleri yurt dışına göndermeye çalışıyor. Son dakikada resimleri götürmekten vazgeçen Whitimore, onları havaalanında Fahrünnisa Zeid’e teslim ediyor. Resimler yıllar sonra aileye ait bir apartmanın tavanarasında bulunuyor. Ancak Abidin Dino, bulunan resimlerin sergilenmesini bir süre erteliyor…

Rasih Nuri İleri’nin deyimiyle Fahrünnisa Zeid’in “tavan arasında farelerin kemirici eleştirisine terk ettiği” resimleri, aradan geçen 64 yıldan sonra Ankara Galeri Nev izleyicilerin beğenisine sunuyor.

SinemaOctober 20, 2005 20:00 pm +0300

Bu yıl dördüncü kez düzenlenen Bonus Card Uluslararası Komedi Filmleri Festivali 21 Ekim saat 20:00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek olan açılış töreniyle başlıyor. Müjdat Gezen ve Şebnem Dönmez’in sunacağı törende Cem Yılmaz’a “Onur Ödülü” verilecek.

Gecede Viyanalı mim sanatçısı Wolfgang Bartussek bir gösteri yapacak. Festivalin açılış filmi ise Laurent Tirard’ın yönettiği “Yalanlar ve İhanetler” (Mensonges Et Trahisons Et Plus Si Affinites)

MüzikOctober 19, 2005 16:29 pm +0300

Opeth iki yılık aranın ardından beklenen albümü “Ghost Reveries”i Roadrunner records etiketi ile piyasaya sürdü. Albüm yine uzun soluklu Opeth kalitesine ters düşmeyecek bir havada. 8 parçanın bulunduğu albüm 66 dakikalık bir süreye sahip. Albüm bir önceki albüm kadrosuyla yapılmıştı ancak geçtiğimiz ay sağlık problemleri nedeniyle Martin Lopez grubun davulunu bırakmak zorunda kaldı. Per Wiberg bu anlamda grubun yeni elemanı.

“Ghost Reveries” grubun 8. albümü. Grubun kendine özgü sert-durağan-brutal üçgenindeki müzikal havası bu albümde de hemen kendini gösteriyor ama bu albüm önceki albüm “Damnation”a nazaran bana “Stil Life” dönemlerini anımsattı. Albümün genel yapısı hakkında söylenebilecek tek bir sözcük bulmakta zorlanıyorum. Parçalar uzun soluklu olduğu için bir parçanın içinde Death metal öğelerini de bulabiliyorsunuz, klasik rock’nroll sololarını da duyabiliyorsunuz. Albümün tanıtım parçası “Grand Conjuration” ve “Ghost Of Perdition” bu tanıma en uygun iki parça. Bu anlamda zaten kendine özgü bir marka oluşturmuş olan Opeth “Ghost Reveries”te de bunu başarıyla uygulamış. Bu yüzden Opeth oluşturduğu kendi çizgisinde başarıyla devam etmekte. Yoğun death unsurlarının yanı sıra Opethvari baladlar da bu albümde kendine yer bulmuş. Akerdfeltd’in yumuşak vokali bu parçalara yine ayrı bir şekilde hava vermiş.”Hours Of Wealth”, “Isolation Years”, “Atotenement” 2003 albümü “Damnation” tadına parçalar.
Genel yapısı itibariyle “Ghost Reveries” biraz ağır bir albüm olsa da Opeth’i bilenler için bu albüm yine onları üzmeyecektir. İlk defa dinleyecekler için de “albüm içinde albüm” havasına sahip “Ghost Reveries” onları kesinlikle etkileyecektir.

Müzik 16:28 pm +0300

Dünyanın en önemli gitar virtüözlerinden biri olan STEVE VAI, 5 yıl aradan sonra tekrar Türkiye’de!Türkiye’ye İstanbul ve Ankara’da konserler vermek üzere gelecek olan STEVE VAI’nin kadrosunda MR. BIG’in basgitaristi BILLY SHEEHAN ve başka bir gitar virtüözü TONY MACALPINE de yer almakta!
Profesyonel müzik hayatına 1980 yılında FRANK ZAPPA’nın gitaristi olarak başlayan STEVE VAI, bugüne dek 9 solo stüdyo albümü yayınlarken 50’ye yakın albümde de gitar çaldı. Beraber çalıştığı grup ve müzisyenler arasında FRANK ZAPPA, DAVID LEE ROTH, WHITESNAKE, JOE SATRIANI, MOTÖRHEAD, GLENN HUGHES, JOE LYNN TURNER, AL DI MEOLA, ALICE COOPER, SHANKAR, PUBLIC IMAGE LTD ve ALCATRAZZ gibi isimler yer almaktadır.

En son olarak 2005 yılında “Real Illusions: Reflections” isimli albümünü yayınlayan STEVE VAI, Real Illusions Tour 2005 isimli turnesi kapsamında Türkiye’ye de geliyor!

STEVE VAI‘nin her iki konserinde de ön grup olarak ABD’li ünlü gitar virtüözü ERIC SARDINAS grubu ile sahne alacak.

STEVE VAI & THE BREED
Steve Vai – Guitar & Vocals
Billy Sheehan – Bass & Vocals
Tony MacAlpine – Guitar & Keyboards
Jeremy Colson – Drums
Dave Weiner – Rhythm Guitar, Acoustic Guitar, Sitar

PROGRAM
Kapı açılış: 20:30
Eric Sardinas: 21:00
Steve Vai: 22:15
STEVE VAI & THE BREED

Tarih : 18 Kasım Cuma 21:00
Yer : Yeni Melek
Adres : Yeni Melek Gösteri Merkezi
Gazeteci Erol Dernek Sok. No 13
Beyoğlu İstanbul
Tel : 0 212 244 97 00