Müzik, YaşamMay 24, 2006 13:53 pm +0300

İnönü Üniversitesi Senatosu tarafından piyanist Fazıl Say’a fahri profesörlük unvanı verildi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, Kongre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, Atatürk’ün, "Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur" sözünü hatırlatarak, Fazıl Say’ın uluslararası başarı gösteren ve Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden bir sanatçı olduğunu söyledi.

 

Suna Kan, Fazıl Say, Hande Dalkılıç, Şefika Kutluer ve Cihat Aşkın’ı üniversitede ağırladıklarını belirten Hilmioğlu, şunları söyledi:

"Sanata değer vermek, öncelikle sanatçıya değer vermekle başlar. Sanatın toplumun çağdaşlaşmasındaki öneminin bilincinde olan üniversitemiz senatosu, Türkiye’de ve yabancı ülkelerde yapmış olduğu etkinliklerle, sanata ve topluma yaptığı hizmetlerle, üstün yeteneği ile Türkiye’de ve dünyada haklı bir saygınlık kazanan ve hayranlık uyandıran sanatçımız Fazıl Say’a, fahri profesörlük unvanı vermeyi uygun bulmuştur."

Fazıl Say da sanatın sonsuzluğuna işaret ederek, sanatçının hayal gücüyle ulaşamayacağı başarının olamayacağını söyledi. Say, "Öncelikle bana bu büyük onuru yaşatan, İnönü Üniversitesinin değerli senatosuna teşekkür ederim. Sanat sonsuzdur ve sanatçı başarıya doymadığı sürece bu sonsuzlukta ilerler" diye konuştu.

MüzikMay 21, 2006 23:12 pm +0300

MTV Türkiye, eylül ayında Türkçe müziğin de dahil olduğu birçok farklı programla yayın hayatına başlıyor. MTV’nin Türkiye’ye gelmesinin 10 yıl aldığını belirten MTV Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Esra Oflaz Güvenkaya, "MTV Türkiye, MTV Avrupa’nın Türkiye için lokalleştirilmiş versiyonudur; hedef kitlesi 15-34 yaş arası gençlerdir. MTV Avrupa’da henüz yayına girmemiş yepyeni uluslararası programlar ilk defa MTV Türkiye’de ekrana gelecek" dedi.

Müzik 23:10 pm +0300

Atina’da yapılan 51. Eurovision şarkı yarışmasını, toplam 292 puan alan Finlandiya kazandı.

 

Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda beklenildiği gibi Türkiye’yi temsil eden Sibel Tüzün dereceye giremezken, Finlandiya’yı temsil eden, kostümleri ve yaptıkları sert müzikle dikkatleri çeken Lordi adlı grup ‘’Hard Rock Halelajuh’’ şarkılarıyla büyük bir sürpriz yaparak birinci oldu.

‘’Süper Star’’ adlı parçayla Türkiye’yi temsil eden Sibel Tüzün, 91 puanla 11’inci oldu. Yarışmada Türkiye 11. sırada yer almasına karşın, Almanya, Fransa, İspanya ve İngiltere ilk 12’ye giremediği için, gelecek yıl Helsinki’de yapılacak yarışmaya doğrudan katılma hakkını kılpayı kaçırdı. Türkiye, 10. sıradaki İrlanda’yı geride bıraksaydı, bu yarışmaya yarı finalde yer almadan doğrudan katılacaktı.

Türkiye’ye Almanya, Hollanda ve Fransa 12’şer puan, İsviçre ve Bosna-Hersek ise 10’ar puan verdi.

 

Yarışmada, Rusya 2’nci, Bosna-Hersek 3’üncü, İsveç 4’üncü ve Romanya 5’inci oldu. Evsahibi Yunanistan ise ünlü şarkıcı Anna Vissi’nin söylediği ‘’Everything’’ adlı parçayla 8’inci sırada yer aldı. 

Bu arada, Türkiye’nin yarışmada 9’uncu olan Ermenistan’a 10 puan vermesi dikkati çekti.

Türkiye’de TRT’den canlı olarak yayınlanan yarışmada kazanacak ülkeyi belirlemek için SMS yolu ile oylama gerçekleştirildi.

YaşamMay 19, 2006 11:56 am +0300

Sevgili Atatürk, devrim ve ilkelerinin yılmaz bekçileri olarak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bugün her zamankinden daha büyük bir coşku ve inançla kutluyoruz. Ulu önder, müsterih ol, demokratik laik cumhuriyet sonsuza kadar yaşayacaktır.

Yaşam, DeJavuMay 14, 2006 13:36 pm +0300

Ancak Anneler Günü yalnız hıristiyanlıkla gelen bir kutlama değil. Başlangıcı tarihin derinliklerinde gömülü. Milattan çok önce Anadolu ve civarında yaşayan Frigyalılar’a ait en önemli tanrıça, gök ve yerin birleşmesinden doğan ve birçok tanrının anası olarak bilinen "Cybele" idi. Frigyalılar onun için senede bir kez festival düzenlerdi.

ABD’de 1864 doğumlu Anna Jarvis adlı bir kadın "Anneler Günü"nün gerçek anlamını Amerikalılar’a kabul ettiren kişidir. West Virginialı Anna, İç Savaş bittiğinde bir yaşındaymış. Çocukluğu, bu kanlı savaşın ardından uzun bir süre devam eden ailelerarası uyuşmazlık, düşmanlık ve hatta nefret duyguları içinde geçer. Annesi herkes tarafından kutlanacak bir "Anneler Günü"nün bu nefreti dağıtabileceğine ve ülkelerine gerçek barışı getirebileceğine inandığını söylermiş. Annesi ölünce Anna bu içten dileği gerçekleştirebilmek için çalışmış. 12 Mayıs 1907’de de anneleri hatırlamak için kilisede bir dua düzenletmiş. Bu olay Amerika’da Anneler Günü’nün başlangıcı olarak kabul edilir. Nihayet 9 Mayıs 1914’de mayısın ikinci pazarı "Anneler Günü" olarak ilan edilmiş. Ancak Anna bununla da yetinmemiş, misyonuna devam etmiş. İşte bu çabanın sonucunda kendisi 1948’de öldüğünde, dünyada 40’tan fazla ülke bu özel günü kutlar hale geldi.

Sergi 13:32 pm +0300

Türk gravür sanatının en üretken temsilcilerinden Süleyman Saim Tekcan, sanat yaşamının 45’inci yılını bir retrospektif sergiyle kutluyor. Tekcan’ın eserleri, 11 Mayıs ile 24 Haziran arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde izlenebilecek.

 

Sergide Tekcan’ın gravürlerinin yanısıra yağlı boya resimleri, heykel ve serigrafi örnekleri de yer alıyor.

Sergi 13:30 pm +0300

Fotoğraf sanatçısı Aramis Kalay, ‘Aleni Mahrem’ temalı 12. kişisel sergisinde, kadın dudağının çağrışımlarını sorguluyor.

 

Çeşitli meslek gruplarına mensup 19 gönüllü modelle gerçekleştirilen projede dudakları “yüzlerin izdüşümleri” olarak tanımlayan sanatçı, her dudağın ayrı bir karakteri olduğunu düşünüyor. Sergi 3-26 Mayıs 2006 tarihleri arasında Taksim’deki Fransız Kültür Merkezi Galerisi’nde izlenebilir.

Dudakların arkasındaki yüzü şekillendirmeyi izleyicinin hayal gücüne bırakan sanatçı, büyük boyutlu 35 siyah/beyaz yapıttan oluşan çalışmasında, kadın dudağının üzerindeki sır perdesini aralamaya çalışıyor.

Kimi zaman masum, kimi zaman fettan, yorgun, mutlu, çocuksu, davetkar, reddeden, ağlamaklı, neşeli, ince, kalın, küçük, büyük, çarpık dudaklar; görülen ama dokunulmayan, aleni ama mahrem olarak yorumluyor.

Yer:
Fransız Kültür Merkezi Galerisi
Taksim / İstanbul

Sinema 13:28 pm +0300

Sıfırın altında yaşayan fakat kalpleri sıcacık sevimli kahramanlarımıza tekrar kavuşuyoruz. Tüylü mamut Manny , tembel Sid, kılıç dişli kaplan Diego ve keskin dişli sincap Scrat. Ice Age ve Robots filmlerinin oscar ödüllü yaratıcıları ve yönetmen Carlos Saldanha`nın yeni filminde, Buz Çağı sona ererken, hayvanlar da yeni dünyalarının eriyen cennetinde mutlu mesut yaşamaktadırlar.

 

Ray Romano, John Leguizamo ve Denis Leary üç kahramanımızı seslendirmek için geri döndüler: Manny, Sid ve Diego. Yeni gelenler ise Oscar ödülüne aday gösterilmiş Kraliçe Latifah ("Chicago"), Sean William Scott (Amerikan Pstası üçlemesi), talk şovların kralı Jay Leno, Will Arnett (Arrested Development) ve Josh Peck (Drake and Josh)