SergiJuly 9, 2006 3:11 am +0300

Konya’nın Seydişehir İlçesi’nde "şalvarlı ressam" olarak tanınan Fatma Kırda, 11. resim sergisini açtı. Hobi olarak başladığı resim yapma sanatını ilerleten ve ailesine ekonomik katkı sağlayan 54 yaşındaki Fatma Kırda, 11. sergisini açtı. Genç yaşta eşini kaybetmesinin ardından yaptığı resimlerden kazandığı parayla kızının eğitimini tamamlatarak öğretmen olmasını sağlayan Fatma Kırda, yöresel kıyafetler giyerek dolaşması nedeniyle kendisine "şalvarlı ressam" dendiğini söyledi.

 

İlkokul mezunu Fatma Kırda, televizyon programlarında yayınlanan yağlı boya resim derslerinin izleyerek sanatını geliştirdiğini ve çok etkilendiği Hz. Mevlana’nın Müzesi’ni de tablolarına yansıttığını belirtti. Şalvarlı ressam, bugüne kadar yaptığı 125 yağlı boya tablodan çoğunun satıldığını ve yurt dışından da çok sayıda sipariş aldığını sözlerine ekledi.

SergiJune 6, 2006 13:46 pm +0300

Heykel ve Takı Sanatçısı Tuğba Sönmez, ikinci kişisel sergisini “Denge” temasıyla, 2 Haziran’da İçel Sanat Kulübü M. İlhan – A. Uğural Sanat Galerisi’nde açıyor. Sergi, maddi ve manevi dünya arasındaki dengeyi anlatan işlevsel heykel ve takılardan oluşuyor.

 

Heykel ve takı dünyasının genç sanatçılarından Tuğba Sönmez, ikinci kişisel sergisini “Denge” temasıyla 2-9 Haziran tarihlerinde İçel Sanat Kulübü M. İlhan – A. Uğural Sanat Galerisi’nde düzenliyor. 2 Haziran Cuma günü saat 17.30’da açılacak sergi, maddi ve manevi dünya arasındaki dengeyi anlatan işlevsel heykel ve takılardan oluşuyor.

Tuğba Sönmez yeni sergisiyle ilgili olarak şunları söylüyor: “Bugün artık çağdaş sanatçılar bilinçli olarak heykele işlevsellik katıyorlar. Bu işlevsel heykeller, iç ve dış mekanlarda yerini alıyor. Sergideki çalışmalar, bir heykel olmanın yanında kullanılabilirlikleriyle insan yaşamına doğrudan girebilecek nitelikte. Çalışmalarımın çıkış noktası ise denge kavramı. Bence yaşam, maddi ve manevi dünyaların bir bütünü. İnsan, bu iki dünya arasında denge kurarak varlığını koruyor. Benim için denge, hiçbir tarafa bağlı olmadan, düşsel ve nesnel dünyalar arasında gidiş geliş yapabilmektir. Dengede durmak, asla sabit olmak değil, her iki dünyaya da istendiğinde bir adım kadar yakın olmaktır.”

Sönmez, çalışmalarının sağlam bir konstrüksiyona sahip olabilmesi için, malzeme olarak metal yüzeyler kullanmış ve bu yüzeyleri demir profillerle desteklemiş. Çalışmaların dekoratif olabilmesi için de renk ögesini kullanmış. Takılarda ise bakır, çelik ve nikelaj kullanmış.

Sönmez’in sergisinde, çift kişilik oturma grupları, yatak, yürüme bandı, yaka iğnesi ve kolye ucu gibi çeşitli nesneler, son derece özgün tasarımlarla sunuluyor.

Tuğba Sönmez Kimdir?

1975 Mersin doğumlu Tuğba Sönmez, 1998 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Sönmez halen Mimar Sinan Üniversitesi Takı Tasarımı Teknikleri Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. 1996’dan bu yana, Genç Etkinlik, Uluslararası Öğrenci Trienali, Kadın Sanatçılar Sergisi, 20 Kadın 20 Eser, Uluslararası Akdeniz Öğrenci Şenliği, Çukurova Resim Özgün Baskı Grafik Heykel Yarışması Sergisi, Mersin Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Karma Sergisi, Silifke Belediyesi Karma Sergisi gibi çeşitli karma sergilere katılan Sönmez, ilk kişisel sergisini 2004 yılında İçel Sanat Kulübü’nde “Araf” temasıyla açtı. Sönmez, 1998 yılında Çukurova Resim Özgün Baskı Grafik Heykel Yarışması Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

SergiMay 14, 2006 13:32 pm +0300

Türk gravür sanatının en üretken temsilcilerinden Süleyman Saim Tekcan, sanat yaşamının 45’inci yılını bir retrospektif sergiyle kutluyor. Tekcan’ın eserleri, 11 Mayıs ile 24 Haziran arasında İş Sanat Kibele Galerisi’nde izlenebilecek.

 

Sergide Tekcan’ın gravürlerinin yanısıra yağlı boya resimleri, heykel ve serigrafi örnekleri de yer alıyor.

Sergi 13:30 pm +0300

Fotoğraf sanatçısı Aramis Kalay, ‘Aleni Mahrem’ temalı 12. kişisel sergisinde, kadın dudağının çağrışımlarını sorguluyor.

 

Çeşitli meslek gruplarına mensup 19 gönüllü modelle gerçekleştirilen projede dudakları “yüzlerin izdüşümleri” olarak tanımlayan sanatçı, her dudağın ayrı bir karakteri olduğunu düşünüyor. Sergi 3-26 Mayıs 2006 tarihleri arasında Taksim’deki Fransız Kültür Merkezi Galerisi’nde izlenebilir.

Dudakların arkasındaki yüzü şekillendirmeyi izleyicinin hayal gücüne bırakan sanatçı, büyük boyutlu 35 siyah/beyaz yapıttan oluşan çalışmasında, kadın dudağının üzerindeki sır perdesini aralamaya çalışıyor.

Kimi zaman masum, kimi zaman fettan, yorgun, mutlu, çocuksu, davetkar, reddeden, ağlamaklı, neşeli, ince, kalın, küçük, büyük, çarpık dudaklar; görülen ama dokunulmayan, aleni ama mahrem olarak yorumluyor.

Yer:
Fransız Kültür Merkezi Galerisi
Taksim / İstanbul

SergiApril 30, 2006 9:13 am +0300

Ali Atmaca son resimlerinde Masum Kadınlar’ı boyuyor. Doğuran, üreten, yaşam veren kutsal kadınların, çoktan unutulan antik dünyanın varlığı ve gücü bilen kadın tanrıların ruhunu alıp sanat ustalarının yanından sakin ama emin adımlarla geçerek boyuyor kadınları. Çoğu monokrom boyamalarla oluşturulan Masum Kadınlar serisi, “Önce çizgi vardı” sözünün diyalektik gelişimine karşılık verircesine kadınları beden olmaktan çıkarıp çizgilere dönüştürüyor.

 

Biyografi

Türk Resmi’nin çağdaş temsilcilerinden Ali Atmaca, 1947 yılında Kahramanmaraş, Elbistan’da doğdu. İlk ve orta öğrenimi Kadirli’de, liseyi Adana’da okudu. 1971-72 yılları arası İstanbul Güzel Sanatlar Fakültesi’nde konuk öğrenci olarak Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Neşet Günal atölye çalışmalarına katıldı. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Anatomi Kürsüsü’nde öğrenciler için yaptığı anatomi çizimleri ve Eczacıbaşı Seramik Fabrikası’ndaki çalışması dışında Paris’e gideceği 1981 yılına kadar tek uğraşısı resim oldu.

Paris’de iki yıl Güzel Sanatlar Akademisi’nin atölye çalışmalarına katıldı. 1986-1988 yılları arasında ise bir koleksiyonerin davetiyle gittiği Roma’da resim çalışmalarını sürdürdü. 

İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren sanatçı, çeşitli yayınlarda sanat yazıları da yazmaktadır. Sanatçının, Türkiye dışında Fransa, İtalya, Japonya, Kanada, ABD olmak üzere bir çok ülkede özel koleksiyonda ve Fransa, Nice Modern Sanatlar Müzesi ile Antibes, Picassso Müzesi’nde eserleri bulunmaktadır.

Dirimart
Abdi İpekçi Cad. Arman Palas Apt. 7/4 Nişantaşı / İstanbul
t: 0212 291 34 34 / f: 0212 219 64 00
info@dirimart.org / www.dirimart.org
Sergi Pazar günleri dışında hergün saat 10.00-19.00 saatleri arasında izlenebilir.
15 – 30 Nisan 2006
Açılış: 15 Nisan Cumartesi Saat. 17.00

SergiApril 25, 2006 5:48 am +0300

Çağdaş Türk resim sanatının kilometre taşlarından Adnan Turani’nin Ankara’daki İlayda Sanat Galerisi’nde sergilenen bir tablosu çalındı. Galeri yetkilileri, Turani’nin 40X40 boyutundaki tual üzerine yağlıboya tablosunun 1.70 boylarında, esmer siyah saçlı, kahverengi gözlü bir adam tarafınan çalındığının sanıldığını belirtti.

Tablo ile ilgili herhangi bir bilgi sahibi olanlar 0 212 227 92 92’den İstanbul İlayda Sanat Galerisi’ni, ya da 0 312 440 22 88’den Ankara İlayda Sanat Galerisi’ni arayabilir.

SergiApril 12, 2006 10:13 am +0300

İngiliz ressam J.M.W. Turner’ın 1841 tarihli Venedik manzarası tablosu, rekor bir fiyatla 35,8 milyon dolara satıldı. Ünlü açık artırma kuruluşu Christie’s yaptığı açıklamada, "Giudecca, La Donna della Salute and San Giorgio" adlı yağlı boya tablonun, açık artırmaya telefonla katılan bir koleksiyoncu tarafından satın alındığını bildirdi.

Turner’ın bu tablosu, şimdiye kadar satılan en pahalı İngiliz tablosu oldu. Turner’ın daha önce satılan en pahalı eseri, 1984’de 9 milyon dolara alıcı bulan "Seascape, Folkestone" adlı tabloydu.

Londra doğumlu Joseph Mallord William Turner (1775-1851), 19. yüzyıl İngiltere’sinin en başarılı ve çok yönlü manzara ressamı olarak biliniyor ve modern soyutlamanın öncüsü olarak kabul ediliyor.

DeJavu, Sergi 10:11 am +0300

Fransa’da Claude Aguttes müzayede evinin 31 Mart 2006 tarihinde yapmış olduğu modern resim müzayedesinde ünlü Türk ressam Burhan Doğançay’ın bir tablosu Türkiye için rekor denilebilecek bir fiyattan satıldı. Müzayedede Doğançay’ın "Antiques" adlı eseri komisyonlari ile birlikte 74 bin euro’dan alıcı buldu.

 

Başta ABD olmak üzere 50’den fazla ülkedeki müzelerde eserleri bulunan Burhan Doğançay, "Antiques" adlı eserinin satışıyla birlikte yaşayan Türk sanatçıları içinde yurtdışında eseri en pahalıya satılan sanatçı oldu.

Müzayedede Doğançay’ın fotoğraf çalışmaları da ilgi gördü. Sanatçının "Mao in Montreal", "Twin Towers", "Face with Chain", "Turkish Man Reading on Brooklyn Bridge", "Brooklyn Bridge N° 10" ve "La Religieuse" adlı fotoğraf çalışmaları alıcı buldu. 

Türkiye’de adına kişisel müzesi olan ilk sanatçı unvanına sahip Burhan Doğançay, çalışmalarını halen İstanbul’da sürdürmektedir.